Dolar
38,0182
0,11%
Euro
41,9937
-0,02%
Sterlin
49,774
0,18%
Bitcoin
3.158.697
0,90%
BİST-100
9.484,26
-0,41%
Gram Altın
3.804,208
0,05%
Gümüş
31,95
0,30%
Faiz
49,01
0,00%

Osman Müftüoğlu'ndan ani ölümler ve önlenebilirliği üzerine uyarılar: Metabolik sendrom ve kalp sağlığının rolü

Ani ölümler, beklenmedik şekilde gerçekleşen ve genellikle kalp hastalıkları gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilen ölümler, son yıllarda hızla arttı. Uzmanlar, düzenli sağlık kontrolleri ve yaşam tarzı değişiklikleri ile bu tür ölümlerin önlenebileceğini belirtiyor.

03.04.2025 08:37Güncelleme: 03.04.2025 09:41
Osman Müftüoğlu'ndan ani ölümler ve önlenebilirliği üzerine uyarılar: Metabolik sendrom ve kalp sağlığının rolü
16px
32px

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bugünkü köşe yazısın da "Ani ölüm nedir önlenebilir mi" başlıklı yazı kaleme aldı. Müftüoğlu, son zamanlarda gerçekleşen ani ölüm haberlerine dikkat çekerken bu konuda nelere dikkat edilmesi gerektiğini ve ani ölümlerin nasıl önlenebileceğini açıkladı.

İşte Müftüoğlu'nun yazısının tamamı:

Tıbbi anlamda ani ölümden söz edildiğinde biz hekimler “herhangi bir sağlık şikâyetiyle -bu göğüs ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi gibi şikâyetler olabilir- ölüm arasında geçen sürenin 1 saatten daha az olduğu ‘beklenmedik’ ölümleri” anlarız. Peki bu ölümler son yıllarda arttı mı, sıklaştı mı ve de önlenebilirler mi? İsterseniz gelin bu önemli ve can sıkıcı meseleye biraz daha geniş bir pencereden bakmaya çalışalım.

KAYIPLAR SAYMAKLA BİTMİYOR

Önce şunu bilelim: Ani ölümler yalnızca bizim ülkemiz için değil gezegenimiz için de ciddi bir problem haline gelmiştir. Ani ölümle beklenmedik bir yaşta, yerde ya da zamanda kaybettiklerimizin sayısı giderek artmakta ve bu ölümler -maalesef- ciddi oranda genç yaşlara, hatta çocuklara doğru kaymaktadır. Gelin bildik örnekleri yeniden bir hatırlayalım. Yakın geçmişte Cenk Koray, Kemal Sunal, Barış Manço gibi sanatçılarımızı, Mustafa Koç gibi iş insanlarımızı ve daha birçok tanınmış şahsiyeti de ani ölümler nedeniyle kaybettik. Son zamanlarda bunlara İbrahim Erkal, Metin Arolat ve şimdi de Volkan Konak gibi değerli sanatçılarımız katıldı. Üzgünüz... Hepsi çok değerli ve sevilen isimlerdi ama bilelim ki her kayıp değerlidir ve sevilendir. Rabbimizin rahmeti üzerlerine olsun. İsterseniz gelin biraz daha ilerleyelim ve biraz daha detaylara girip başlıktaki sorulara yanıt arayalım.

ANİ ÖLÜMLER NEDEN ARTIYOR

İstatistiksel rakamlara bakıldığında ani ölümler tüm ölümlerin yüzde 10-12’sini oluşturuyor. Tamamı dikkate alındığında da ani ölümlerin yüzde 80’ine “kalbin koroner damarlarındaki sorunlar” neden oluyor. Kalbimiz muazzam bir enerji ihtiyacıyla çalışan olağanüstü bir kas yumağı. Öyle ki bedenimizin toplam oksijen tüketiminin neredeyse 4’te 1’ini o gerçekleştiriyor. Bunu da kendisini besleyen ve koroner arterler olarak bilinen damarlarla gelen kandaki oksijen ve diğer besinler ile gelen hammaddelerle başarıyor. Kalbi besleyen damarlarda kritik düzeyde daralma ya da tıkanmalar oluştuğunda bu hastaların yüzde 20’sinde ani ölümler ortaya çıkabiliyor. Kalp çok güçlü olsa da düşündüğümüzden çok daha hassas bir organ. Oksijen ve besin ihtiyacı yeterince karşılanamadığında özellikle ve öncelikle “ritmi” süratle bozuluyor, “pompalama gücü” azalıyor ve sonra da birdenbire durabiliyor. Ani ölümler yalnızca yaşlılarda değil, yetişkinler, gençler ve hatta çocuklarda bile görülebilen bir tehlike. Birçok ülkede ve muhtemelen bizde genç ve orta yaş ölümlerin en sık nedenlerinden biri de ani kalp ölümleri. Ama bilelim ki pek çok ölüm nedeni gibi ani ölümler de kader değildir, önlenebilir bir sağlık meselesidir.

GİZLİ BİR SABOTAJCI DAHA VAR: İNSÜLİN DİRENCİ

Son yıllarda giderek ve hızla artan bir sağlık sorunumuz var: METABOLİK SENDROM / İNSÜLİN DİRENCİ. Bu son derece sinsi sağlık problemi kalp ve beyin damarlarının da amansız, sinsi ve gizli bir düşmanı. Oluşturduğu kan şekeri / insülin, kolesterol / trigliserid, ürik asit fazlalığı ve hipertansiyon gibi sorunlarla başta kalp damarları olmak üzere damar sisteminin canına okuyabilen bir problem. Bu sinsi problem özellikle gençler ve yetişkinler arasında maalesef hızla yayılıyor. Araştırmalara bakılırsa her 4 gencimizden ve her 3 yetişkinden biri metabolik sendrom / insülin direnci mağduru. Ve bunların -üzülerek belirteyim- neredeyse tamamına yakını koroner kalp hastası ya da adayı. Son yıllarda gençlerde ani ölümleri daha sık görmemizin birinci nedeni bana göre net ve açık olarak metabolik sendrom / insülin direnci ve bu sendromun yarattığı damarsal problemlerdir. MESELEYİ COVID AŞISINA HAVALE ETMEYE KALKMAK İSE ESKİLERİN DEYİMİYLE “ABESLE İŞTİGAL”DEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR!

AKLINIZDA OLSUN

BAŞKA NEDENLERİ DE VAR

Şu notu da düşelim: Ani ölümler kalbi besleyen koroner arterlerdeki darlık ve tıkanmalar dışında kalp kası hastalıkları, kalp kapağı bozuklukları, kalbin elektriksel iletimindeki arızalar, kalpten çıkan ana damarın -aorta- herhangi bir nedenle yırtılması neticesinde de ortaya çıkabiliyor. Diğer taraftan kalp dışı ani ölümler de var. Örneğin iri bir kan pıhtısının, akciğer veya beyinde büyükçe bir damarı birdenbire tıkaması (akciğer veya beyin embolisi) ya da farkına varılmamış bir damar keseceğinin (anevrizmanın) beyinde aniden patlaması da ani ölümle sonuçlanabiliyor.

PEKİ ANİ ÖLÜMLER ÖNLENEBİLİR Mİ

Önce şu bilgiyi net ve açık olarak beynimize adeta kazıyalım: Yakın bir zamana kadar sadece bizde değil dünya genelinde de “kaderci bir yaklaşımla” ele alınan ve “şansızlık vesaire gibi” anlamlarla eşleştirilen ani ölümler önlenebilir bir sağlık meselesidir. Ani ölümler de başka pek çok hastalık gibi “önlenebilir ve tedavi edilebilir” sağlıksal bir problemdir. Kalp damarlarında oluşan pıhtılar neticesinde kalbin ihtiyacı olan kan miktarı karşılanmadığı durumlarda ilk ortaya çıkan sorun ise “ölümcül aritmiler” yani “kalp ritim bozukluğu” meselesidir. Bilimsel veriler de bu bilgiyi doğruluyor. Araştırmalar ani kalp ölümlerinin yüzde 80’inin kalbi besleyen damarlardaki darlıklar ve tıkanmalar neticesinde oluştuğunu gösteriyor. Biraz geriye doğru gidildiğinde bu nedenle kaybettiklerimizin çoğunda aslında “gözden kaçmış, varlığı bilinse de dikkate alınmamış, önemsenmemiş, ihmal edilmiş, kontrol altına alınmamış” bir “insülin direnci, kilo sorunu/obezite, kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği, kan şekeri yüksekliği, hatta bilinen bir kalp hastalığı sorunu” olduğu anlaşılıyor. Ve yine çoğunun hayat hikâyesinde “sigara, alkol, uyku apnesi ve horlama dahil uyku sorunları, fazla kiloluluk, yüksek ve yönetilemeyen aşırı stres problemi” gibi SAĞLIK BOZAN NEDENLER tespit ediliyor.

KONTROL, KONTROL, KONTROL

Eğer sağlığınızı belirli aralıklarla kontrol ettirebilirseniz ve özellikle/öncelikle kalp sağlığınızı dikkatle izleyebilirseniz ani ölümlerin çoğunu önlemeniz mümkündür. Bilhassa ailenizde erken kalp ölümleri varsa, babanız ya da baba tarafınızda 50’li yaşlar, anneniz ya da anne tarafınızda 60’lı yaşlar öncesinde kalp krizlerine rastlanmışsa hele bir de bu krizler ani ölümlerle neticelenmişse sizde hemen şimdi hiç beklemeden ciddi bir sağlık kontrolünden geçmek zorundasınız. Diğer taraftan insülin direncine ait herhangi bir belirti sizde de mevcutsa (karaciğer yağlanması, ürik asit yüksekliği, hipertansiyon, kolesterol/trigliserid dengesizliği, şeker/insülin ayarsızlığı...), kalbinizde hiçbir sorun olmadığını düşünseniz bile her yıl düzenli olarak bir kalp kontrolünden geçmeniz şarttır. Özetle “muhakkak ki kader vardır ve mutlaktır” ama bizim kader deyip geçiştirdiğimiz çoğu şeyin arkasında kişisel ihmallerimiz, yok saymalarımız ve ertelemelerimiz hatta bilgisizliğimiz vardır.

ÖNEMLİ UYARI

BU ALET HAYAT KURTARIYOR: AED

Tüm dünyada ani ölümleri önlemede muazzam başarılara imza atan ve gelişmiş ülkelerin çoğunda “statlarda, spor salonlarında, uçaklarda, konser salonlarında, trenlerde ve diğer toplu taşıma araçlarında kısacası belli bir sayıda kalabalıkların toplandığı her türlü alanda” bulundurulması zorunlu hale getirilen ve o alanda doktor olmadan da kullanılması mümkün olabilen mükemmel bir ANİ ÖLÜM ÖNLEYİCİSİ bir cihaz var: AED (Automated External Defibrillator / Otomatik Harici Defibrilatör)

Bu cihazlar elde taşınabilen, bir dolapta veya duvara asılarak her yerde bulundurulması mümkün olan elektriksel şok verici, teknolojik cihazlar. Bu cihazları biz de sadece yukarıda saydığım alanlarda değil, “alışveriş merkezlerimizde, kongre merkezlerimizde, havaalanlarımızda, otogarlarımızda” bulundurmak ve oralardaki yerleşik yerel personellere bunların kullanımıyla ilgili eğitimleri vermek zorundayız.

Hemen belirteyim: Bu cihazın kullanımı düşündüğünüzden çok daha kolaydır. Önceden böyle bir eğitim almamış olsanız bile paketinden çıkarılıp açıldıktan sonra yapmanız gerekenler cihazın üzerinde yazılı olarak bulunmaktadır. Cihazın uçları (padları), göğse tatbik edildiğinde cihaz önce hastanın kalp ritmini analiz etmekte şok verilerek düzeltilebilecek bir aritmi söz konusu ise “ŞOK VER!” gibi sesli bir uyarıyla kullanıcıyı harekete geçirmektedir. Şok verirken dikkat edilmesi gereken önemli ayrıntı şok verilirken hastaya başka bir kimsenin asla dokunmamasıdır.

ÜZGÜNÜM...

Volkan Konak’ı vakitsiz kaybettik. Hepimiz çok üzüldük. Ama bilelim ki bu vakitsiz kaybın da arka planın da sağlığımıza gösterdiğimiz özensizlik ve ihmallerimiz var. Ailesine, sevenlerine ve hepimize baş sağlığı diliyorum.

patronlardunyasi.com