Fırsat mı handikap mı?
Yüzde 95’lere varan indirim sunan fırsat siteleri üyelerini kızdırmaya başladı.

Yüzde 95’lere varan indirim sunan fırsat siteleri üyelerini kızdırmaya başladı. Siz de bu sitelerin sıkı takipçilerindenseniz, sıkça yaşanan sorunları ve böyle durumlarda nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini bilmeden fırsat satın almayın deriz...
BAŞTAN söyleyelim, fırsat sitelerinin pek çok insan için yeniliklere, farklı yaşam tarzlarına, sıra dışı deneyimlere kapı araladığı bir gerçek. Pek çoğumuzun hayatına kavitasyon, radyofrekans, refleksoloji gibi hizmetler bu sitelerin sunduğu yüzde 95’lere varan indirimler sayesinde girdi. Cilt bakımı, manikür-pedikür, kuaför ve restoranda yemek fırsatlarını an be an takip eden hatırı sayılır bir kitle oluştu...
Ancak fırsat sitelerinin dünyasına girdikçe işin başka bir boyutunu da fark eder olduk. O da hizmeti satın aldıktan sonraki süreçte ortaya çıkan sorunlar. Bu sorunlar bazen öyle bir hal alıyor ki, parasını ödediğiniz hizmetten yararlanamadığınıza mı yoksa derdinizi anlatacak muhatap bulamadığınıza mı üzüleceğinizi şaşırıyorsunuz. En nihayetinde geriye, yaşadığınız sinir harbinin üzerine bir bardak soğuk su içmek kalıyor.
HER FIRSATA KANMAYIN...
Hatırlarsanız altı ay kadar önce fırsat sitelerinin sunduğu avantajları ele alan bir kapak haberi yayınlamıştık. Son dönemde patlama yaşayan e-ticaret ve fırsat sitelerinin milyar dolarlık pazar yarattığını ve internet girişimciliğine yatırım yapanların sayısının hızla arttığını vurgulamıştık. Tüketicinin indirimlerden yararlanması için hangi sitelerin ne tür fırsatlar sunduğunu da belirtmiştik.
Yazdıklarımızın bugün de arkasındayız. Ancak her şeyin tozpembe olmadığı gerçeğinden söz etmenin de gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bu arada önde gelen fırsat sitelerinin yetkililerinden aşağıda sıraladığımız sorunlarla ilgili görüş almak istediğimizde yanıt veren çıkmadığını da belirtelim...
Son günlerde gerek kişisel deneyimlerimiz gerekse çevremizdeki takipçilerin izlenimlerinden yola çıkarak önde gelen fırsat handikaplarını ele aldık. Bizden söylemesi; her fırsata kanmayın ama fırsatsız da kalmayın...
TELEFONLAR HEP MEŞGUL!
Sabah erkenden günün fırsatlarından yararlanmak için e-postanızı açtınız. Ve ilginizi çeken bir fırsatı satın aldınız. Buraya kadar her şey çok güzel. Şimdi satın aldığınız hizmetten yararlanmak için size verilen telefon numarasını arayıp randevu almanız gerekiyor. Fakat o da ne? Firmanın telefonları devamlı meşgul. Bir, iki, beş, on derken kendinizi telefon başına kilitlenmiş, randevu almaya çalışırken buluyorsunuz. Ve bu süreç tam bir işkence halini alıyor. Bu durumda yapmanız gereken, ilgili fırsat sitesinin çağrı merkezi ya da müşteri hizmetlerine telefon edip durumu anlatmak. Tabii yetkiliye, randevu almak istediğiniz firmanın sizi aramasını istediğinizi iletmeyi de unutmayın.
RANDEVULAR ÇAKIŞIYOR
Tebrikler, sonunda randevuyu aldınız. Günler öncesinden tüm programınızı bu randevuya göre organize ettiniz, tüm hazırlıkları yaptınız ve o gün nihayet geldi. Tam da randevu saatinde olmanız gereken yerde, yani hizmeti alacağınız adrestesiniz. Ancak bir sorun var. İçeri girdiğiniz anda sizin gibi en az 10 kişinin daha sırada ve son derece gergin bir şekilde beklediğini görüyorsunuz. Aşırı satın alma yapıldığı için firma randevuları karıştırmış durumda. Elbette keyfiniz kaçıyor. Böyle bir durumda yapacağınız iki şey var: Ya sıranın size gelmesi için en az bir saat bekleyeceksiniz ya da müthiş bir ‘olgunluk’ gösterip randevunuzun başka güne kaydırılmasını talep edecek ve “E napalım başka bahara” diyerek evinizin yolunu tutacaksınız.
Tabii fırsat sitesini arayıp ödemenizi geri alma talebinde bulunma hakkınızın olduğunu da belirtelim. Ancak bunun için iki saat dil dökmeniz gerekiyor. Ayrıca firmalar geri ödeme yapmaktansa başka bir fırsatta kullanmak üzere kupon vermeyi daha cazip buluyor.
HAKKINIZ YANIYOR
Diyelim ki önemli bir işiniz çıktı ya da hasta oldunuz ve randevunuzu iptal edip başka bir güne kaydırmak istiyorsunuz. Maalesef böyle bir şansınız yok. Firmayı aradığınızda tamamen telefonda görüştüğünüz yetkili kişinin insafına kalmış durumdasınız. Tabii firmaya telefonla ulaşabilirseniz! Fırsatı aldığınız firma böyle bir taleple geldiğinizde hakkınızı yakma lüksüne sahip. Ve çoğu da maalesef olumlu bir yaklaşım sunmuyor. Bunun da çok mantıklı bir nedeni var: Randevu defterleri o kadar kalabalık ki bir müşterinin bile randevusunu kaydırmak firma için işleri iyice içinden çıkılmaz hale getiriyor. Bu arada hemen belirtelim; trafik şartları ne olursa olsun İstanbul’da yaşıyor bile olsanız, randevunuza beş dakika bile geç kalırsanız hakkınız yine yanıyor.
HİZMET KALİTESİ DÜŞÜK
Satın aldığınız fırsat, güzellik merkezinde cilt bakımı ya da restoranda akşam yemeğiyse, hayalinizdekinden farklı bir senaryoyla karşılaşmaya hazır olun. Çünkü genellikle 55 ila 90 dakika arasında sürmesi beklenen cilt bakımlarında fırsat müşterisine sadece 30 dakika ayrılıyor. Yani süresi kısaltılmış bir hizmet söz konusu. Burada asıl amaç tanıtım yaparak müşterinin ayağını mekana alıştırmak. Yine merkezin diğer hizmetleriyle ilgili bilgi vererek yeni satışlar yapabilmek. Elbette cilt bakım ürünleri satabilmek için ‘bedava cilt analizi’ tuzağına da düşmeniz mümkün. Eğer kesin bir dille reddetmezseniz cep telefonunuzu bilen firma yetkilisi sizi sürekli arayıp ürünü satmaya çalışacaktır. Bizden söylemesi...
Akşam yemeğindeki sorunsa, deniz kenarı olmasını beklediğiniz mekanda ‘fırsatçı’lara en arka masalarda yer ayrılıyor olması ya da menünün bir hayli küçültülmüş tabaklarda sunulması. E, ne kadar ekmek o kadar köfte tabii...
ZAMAN KISITI VAR
Bildiğiniz gibi, satın aldığınız fırsatı belli bir zaman aralığında kullanmanız gerekiyor. Bu nedenle ilgilendiğiniz fırsatı satın almadan önce kuralları ve şartları dikkatlice okumanızı tavsiye ediyoruz. Özellikle fırsatın hangi tarihler arasında kullanılması gerektiğini mutlaka bir yere not almalısınız. Ancak bazen ilgili fırsata öyle yoğun bir talep oluyor ki, hizmeti yüzlerce kişi satın alıyor. Yani firmalar hizmeti sattıkları kişi sayısında herhangi bir sınırlamaya sahip değiller. Belli bir kontenjanın olmamasına rağmen zaman kısıdı olması herkesin randevu alamamasına neden oluyor. Sonuçta tüm günler dolduğu için müşteri hakkını yine kullanamıyor. Böyle durumlarda firmalar kampanya sürelerini uzatabiliyor. Aksi halde kişinin kampanyanın süresi dolmadan fırsat sitesinin müşteri hizmetlerini arayarak ücretinin iadesini talep etmesi gerekiyor.
KOZMETİKTE DEĞİŞİM YOK
Açıkçası karamsar bir tablo çizmek niyetinde değiliz. Ancak örneğini birebir yaşamış biri olarak fırsat sitesinden kozmetik ürün siparişi verdiyseniz baştan riske girdiğinizi belirtmeliyiz. Ürünün bozuk gelme ihtimalini doğal olarak göz önünde bulundurmamış olabilirsiniz. Ancak böyle bir risk kesinlikle var. “Olsun, hemen değişim talep ederim” dediğinizi duyar gibiyiz. Maalesef kozmetikte ürün teslim edildiği anda bozuk bile olsa değişim yapılmıyor. Ve siz bu koşulu satın alma aşamasında ‘kullanım şartları’nı onaylarken ‘fark etmeden’ kabul etmiş oluyorsunuz. Yani 10 lira daha az vermek için kullanamayacağınız bir ürünü satın almış oluyorsunuz. Bu konuda ne yazık ki yapabileceğiniz bir şey yok.
CUMARTESİ DAHİL DEĞİL
Diyelim ki İstanbul’a yakın bir otelde konaklama fırsatı satın aldınız. Elbette çalışan biri olarak bu hakkınızı hafta sonu kullanmak istiyorsunuz. Ancak mümkün değil. Çünkü kurallar içinde fark etmediğiniz ancak hayati önemi olan bir madde var: “Bu hizmetten cumartesi günleri dışında yararlanabilirsiniz.” Bilindiği gibi fırsat sitesi kullanıcılarının büyük kısmını çalışan, beyaz yakalı kesim oluşturuyor. Bu kesime sunulan böyle bir fırsat ancak otelin iş yapamadığı boş günlerini doldurma ihtiyacından kaynaklanıyor olabilir. Yani bir çeşit kazan-kazan durumundan söz edemiyoruz. Hakkınızın yanmaması için ya işyerinden izin alacaksınız ya da pazar günü sizi yorucu bir seyahat bekliyor...
Son olarak, fırsatlar dünyasının çok da gerekli olmayan birçok ürün ve hizmeti satın almaya teşvik eden yapısının tüketim çılgınlığını körüklediğinden söz edebiliriz. Küresel krizden çıkardığı dersle daha az eşyayla ve daha az tüketerek yaşama ilkesini trend haline getiren Amerika ve Avrupa’nın aksine, bizler ‘fırsat’ adı altında sunulan bu tüketim furyasına kendimizi kaptırmış gidiyoruz.
Tabii haklı olduğumuz bir nokta var, o da handikapları ne olursa olsun Türkiye’de de artık insanlar daha sosyal yaşamak, daha güzel giyinmek, kendine daha çok özen gösterebilmek, kısaca hayatın tadını daha çok çıkarmak ve bunu daha az bedel ödeyerek yapabilmek istiyor. Azınlığı oluşturan ve ‘A/B plus’ diye tanımlanan kitlenin dışında kalanların da bunları yapmaya hakkı var. Hal böyleyken fırsat sitelerini neden bu kadar sevdiğimizi çok da sorgulamaya gerek yok aslında.
Aşırı indirim de şüphe uyandırıyor
Geçen haftalarda fırsat sitelerinden birinde İstanbul’daki bir güzellik merkezinde 16 seans kavitasyon, 16 seans radyofrekans, 6 seans koruma programı ve 4 seans selülit programı 2 bin 200 lira yerine yüzde 99 indirim fırsatıyla 29 liradan satılıyordu. Gerçekten büyük fırsattı bu. Ancak bu aşırı indirim de insanın aklında soru işaretleri uyandırıyor. Daha çok firmayla ilgili ‘merdiven altı’ hissi yaratıyor. Siz siz olun, böyle fırsatları satın almadan önce ilgili firmanın web sitesini, adresini, internette hakkında çıkan haberleri, varsa daha önceki müşterilerin yorumlarını inceleyin. Hatta firmaya telefon edip birebir yetkiliden bilgi alabilirsiniz. Vaziyet az çok rengini belli edecektir.
Çalışanlar mutsuz!
Yüzlerce kişinin satın aldığı bir fırsat ilgili işletmenin işgücü kapasitesinin sınırlarını da zorluyor. Bundan en çok da güzellik merkezi, restoran ve spa çalışanları nasibini alıyor. Fırsat sitesinde yayınlanan hizmete gösterilen yoğun talep çalışanlar üzerinde fazla mesai baskısı yaratıyor. Sınırlı bir ekiple bütün talebi karşılama çabası, çalışanların motivasyonunun düşmesine, ekip içinde tartışmalara, strese ve zamanla işten ayrılmalara neden oluyor. Hizmetten yararlanmak isteyen müşterinin de güler yüzlü, motive, işini severek yapan bir çalışandan hizmet alma beklentisi hayal oluyor. Üstelik bu çalışanların çoğu asgari ücretten biraz daha fazlasına razı gelerek çalışıyor. Fırsat sunan firmaların kendi çalışanlarına da fırsat sunmayı ihmal etmemesi gerekiyor.
En çok kullanılan siteler
www.sehirfirsati.com
www.grupanya.com
www.grupfoni.com
www.markafoni.com
www.limango.com.tr
www.trendyol.com
www.sehrikeyif.com
www.sehriindirim.com
www.markapon.com
www.guzellikfirsatim.com
www.yiyomiciyom.com
www.piriveta.com
www.firmanya.com
www.unnado.com
www.vipdukkan.com
www.daybuyday.com
www.yakala.com
www.mekanist.net
www.birliktealalim.com
Grupanya’nın genel müdürü teftişte
Bir buçuk milyona yakın üyesi bulunan Grupanya’da günde ortalama 2 bin 500 kişi 4 bine yakın fırsat satın alıyor. Müşteri memnuniyeti üzerinde hassasiyetle durduklarını söyleyen Grupanya Genel Müdürü Esra Sertoğlu, “Şikayetvar.com ya da benzeri sitelerde bu alanda en az şikayet alan markayız. Müşteriye parasını iade etme oranı yüzde 2’nin altında seyrediyor” diyor.
Sertoğlu, Grupanya’nın üyelerin aldığı fırsattan memnun kalmalarını sağlamak ve yaşanabilecek sorunları önlemek amacıyla üç farklı çözüm sunduğuna değiniyor:
Grupanya Rezervasyon: Online rezervasyon sistemi rezztoran.com’la yapılan işbirliğiyle üyeler istedikleri restoranda, internet üzerinden hızlı ve kolay rezervasyon yapma kolaylığına sahip olacak. Bu sistem üzerinden satın alınan fırsat için arzu edilen tarih ve saate rezervasyon yapılabilecek. Rezztoran.com haziran sonunda hizmete girecek.
Grupanya Çözüm Merkezi: Üyelerin soru ve sorunlarına anında cevap verebilmek için kurulan Grupanya Müşteri Çözüm Merkezi, 7/24 hizmet veriyor. Merkez, kampanya kodunun unutulmasından, rezervasyonda yaşanan problemlere ya da hizmet kalitesinden memnuniyetsizliğe kadar tüm sıkıntıları aynı gün içinde çözüm üretmekle görevli.
Rating sistemi: Üyeler aldıkları fırsatı kullanır kullanmaz e-postalarına dört soruluk bir anket yollanıyor. Anket sonuçları mekanlarla paylaşılarak hizmet kalitesi yönlendiriliyor. Düşük not veren üyeleri de Grupanya Çözüm Merkezi anında arayıp detaylı bilgi ediniyor.
Esra Sertoğlu anketten sonraki süreçle ilgili şunları söylüyor: “Üyelerimizin deneyimlerini, gördüğü aksaklıkları işletmelerin yöneticileriyle paylaşıyor ve iyileştirme için yapılması gerekenleri ortaya koyuyoruz. Birçok işletme anket sonuçlarını gördükten sonra hizmetteki aksaklıkları düzeltmek yönünde yapısal tedbirler aldı. Bizler bu yaklaşımı sergileyenlerle çalışmaya devam ettik, sergilemeyenlerle ise yeni bir çalışma yapmadık.”
Sertoğlu, Grupanya genel müdürü olarak mesaisinin önemli bir bölümünü gölge müşteri ziyaretleriyle geçirdiğine de değiniyor.
Tuğçe Altınsoy/Para