Otomobil


Montrealli gayrimenkul girişimcisi Poirier’nin halihazırda 42 Ferrari’si var. Poirier, bir tane daha almasına izin verildiği için kendisini “şanslı” hissettiğini söyledi. Poirier, “Ferrari tarafından hiper otomobillerden birini almaya uygun görülmek her koleksiyoner için referans sayılır” dedi.

En lüks Ferrari modellerinden birini istiyorsanız sadece paranız olması yetmiyor. Şirketle uzun süreli hukukunuz olması da şart.

WSJ’nin aktardığına göre Ferrari’ye müşterilerin ilgisi çok yoğun. Ancak şirket sınırlı üretim üzerine inşa ettiği iş modeliyle yeni bir altın çağ yaşıyor. On yıl önce halka arz edildiğinden beri Ferrari hisseleri yaklaşık 10 kat değerlendi. Şirketin mevcut değeri 90 milyar dolar. Bu da Ferrari’yi geçen yıl sadece 13 bin 752 araç üretmesine rağmen Avrupa’nın en değerli otomotiv şirketi yapıyor.

Geçen yıl 9 milyon araç satan Volkswagen’in piyasa değeri İtalyanlardan 40 milyar dolar daha az.

Avrupa’da otomotiv sektörünün büyük bölümü yurtiçi piyasalardaki cansızlık, elektrikli araçlara geçişin maliyeti ve Çinli firmaların rekabetçiliği yüzünden zorda.

“OTOMOBİL DE ÜRETEN LÜKS ŞİRKETİ”

Tesla kendini bir teknoloji şirketi olarak tanıtarak ABD’nin en değerli firması haline gelmişti. Ferrari de başka bir sektörle benzerliği üzerine oynayıp Fransız çanta markalarının müşterilerine hitap ederek Avrupa’nın zirvesine çıktı.

Ferrari CEO’su Benedetto Vigna geçtiğimiz günlerde İtalya’nın kuzeyinde, şirketin merkezine ev sahipliği yapan Maranello’da verdiği röportajda, “Biz otomotiv şirketi değiliz. Otomobil de üreten bir lüks ürün şirketiyiz” ifadelerini kullandı. 2015 yılında şirket halka açılırken lüks işletme modelinin otomotiv sektöründe işlemeyebileceğini düşünen birçok uzman vardı.

Eski CEO Sergio Marchionne, Ferrari’yi sık sık Fransız modaevi Hermès ile kıyaslardı. Aralarındaki benzerlik şimdi çok daha kabul görüyor. Hermès popüler Birkin el çantalarını sınırlı sayıda üreterek mağazalarında bekleme listeleri ve devasa bir ikinci el piyasası yarattı. Müşteriler listede üst sıralara tırmanmak için diğer Hermès ürünlerinden ne bulursa alıyor.

Ferrari’nin lüks dünyasının zirvesine çıkması hem şirketin kurucusu Enzo Ferrari’nin oğlu Piero Ferrari’ye hem de on yıllar önce Fiat markası üzerinden Ferrari’yi yönetmeye başlayan İtalyan Agnelli ailesine yaradı. Halka arzla birlikte iki ailenin elinde kalan hisselerin değeri bugün milyarlarca doları buldu.

ZEKİ KOLEKSİYONERLERE DE KAZANDIRIYOR

Ferrari yatırımlarından kazanç sağlayan bir diğer grup ise zeki koleksiyonerler. Otomobiller genellikle zaman içinde ciddi değer kaybeder. Çoğu standart Ferrari için de durum farklı değil. Ama ender bulunan Ferrari’lerin değeri son yıllarda müthiş arttı.

Michigan’daki Traverse City’de hizmet veren otomobil sigorta şirketi Hagerty’ye göre, LaFerrari olarak bilinen önceki jenerasyon hiper otomobilin bakımlı olanları 3.8 milyon dolara alıcı bulabiliyor. 499 adet üretilen LaFerrari 2013 yılında piyasaya sürüldüğünde liste fiyatı 1.4 milyon dolardı.

Şirketin günlük kullanıma uygun ilk hibrit aracı LaFerrari, 12 silindirli “V12” motoru elektrik motoruyla birleştirerek markanın o güne kadarki en güçlü seri üretim modeli olmuştu. F80 de hibrit geleneğini sürdürüyor. Ferrari hibrit motorları ilk kez 15 yılı aşkın süre önce Formula 1 aracı için üretmişti. Yeni F80’in yeni motoru ise sekiz vitesli ve çift kavramalı otomatik şanzımanıyla 1.200 beygir güç sağlıyor. Bu rakam standart bir aile aracının en az beş katı. F80 yukarıya doğru açılan büyük kapıları ve küçük kokpitiyle yarışçı kimliğini karşıdan belli ediyor.

Ferrari bu yatırımın potansiyel getirisine ve amiral gemisi sayılan modellerin koleksiyonerler için cazibesine güvense de ürünlerinde kendi tabiriyle “spekülasyonu” tasvip etmiyor.

Geçen ilkbaharda Houston’daki bir gayrimenkul simsarı Ferrari’nin ilk dört kapılı modeli olan ve büyük rağbet gören Purosangue’den bir tane aldı. Aracın liste fiyatı 460 bin dolar olsa da eklentilerle bu fiyat 1 milyon dolara yaklaşabiliyor. Simsar aracı daha pahalıya satmak isteyince arabayı aldığı bayi kendisine dava açtı. Davacı dilekçesine göre alıcı satıştan sonraki 12 ay içinde arabayı satmamasını öngören sözleşmeyi ihlal etmişti. Geçtiğimiz günlerde taraflar ihtilafı çözdü. Anlaşma şartları açıklanmadı.

RAKİPLERİ O KADAR BAŞARILI DEĞİL

Kenarda birkaç yüz bin doları bulunan herkes birkaç yıl beklemek kaydıyla Ferrari alabiliyor. Standart modeller katı üretim sınırlamalarına tabi olmasa da şirket Enzo Ferrari’nin az bulunurluk konusundaki görüşünden sapmış değil. Enzo, “Ferrari her zaman piyasanın talep ettiğinden az otomobil üretecek” demişti.

Özellikle McLaren, Bugatti ve Lamborghini gibi yarış geleneği olan diğer markalar da koleksiyonerler için sınırlı sayıda üretilmiş araçları altı, yedi haneli fiyatlara satıyor. Ama hayran kitlesini kâra ve piyasa değerine dönüştürme konusunda Ferrari kadar başarılı değiller.

Porsche 2022’de halka açıldığında kendisini Ferrari ile kıyaslıyordu ama Çin’den gelen engeller ve elektrikli araç stratejisindeki zaaflar sebebiyle Porsche hisseleri o zamandan beri yaklaşık üçte bir oranında değer kaybetti. Geçen yıl 310 bin 718 araç üreten Alman firma, birkaç model haricinde Ferrari gibi bekleme listeleri yaratamayacak kadar büyük.

Diğer uçtaki küçük süper otomobil markaları ise yeni araç çıkarmakta Ferrari kadar istikrarlı olamadığı için nakit sıkışıklığı yaşıyor. Aston Martin 2018’de halka açıldığından beri hisseleri yüzde 95’ten fazla değer kaybetti. McLaren uzun süre ciddi zarar ettikten sonra geçen yıl tamamen Bahreyn devletine ait varlık fonunun kontrolüne geçti. Ferrari’nin lüks sektörünü örnek alan yaklaşımının da eksileri var. El çantaları bir bakıma eskimeyen ürünler. Ferrari ise hayranlarını memnun etmek ve sipariş almayı sürdürmek için her yeni araçla kendisini aşmak zorunda. 

patronlardunyasi.com