Isparta’da kız kardeşler F. ve Ş., babaları Mustafa S. tarafından henüz 4 ve 8 yaşındayken terk edildi. Kardeşler, Çocuk Esirgeme Kurumu’na alındı. Annesiz-babasız esirgeme yurdunda büyüyen kız kardeşler, burada eğitimlerini tamamladı.
Kızlarını küçük yaşta terk eden baba Mustafa S. ise yıllar sonra kimsesiz ve yoksul kaldı. Başkasının yardımına muhtaç bir şekilde yaşayan Mustafa S., Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Eğirdir Huzurevi’nde kalmaya başladı. Ancak hiçbir geliri olmayan baba Mustafa S., aylık 9 bin 230 lira olan huzurevinin ücretini ödeyemedi.
MASRAFLAR KIZLARDAN İSTENDİ
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Mustafa S.’nin kaldığı süre içerisindeki huzurevi borcunu, terk ettiği kızları F. ve Ş.’nin ödemesini istedi. Kız kardeşler aleyhine babalarının borcunu ödemeleri için Isparta 2’nci Aile Mahkemesi’nde ‘yardım nafakası’ davası açan Bakanlık, “Yoksulluğa düşen kişinin ücretinin, üstsoyu ve altsoyu ile kan bağı olan mirasçılarından istenebileceği, nafaka verme yükümlülüğünde mirasçılıktaki sıra göz önüne alınarak kurumların yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü kişinin vermesi gerektiği” iddiasında bulundu.
YOKSULLUK NAFAKASI BAĞLANDI
Hürriyet’ten Fevzi Kızılkoyun’un haberine göre, mahkeme de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nı haklı bularak Mustafa S.’nin masraflarının birinci derecede akrabalık bağı olan kızlarından istenmesine hükmetti. Kızların babaları Mustafa S.’nin huzurevi ücretini ödemesi hükmünü veren mahkeme kararında şunları ifade etti:
“Mustafa S. halen bakıma muhtaç ve huzurevinde kalıyor. F. ve Ş. her ne kadar küçüklük dönemlerinde kendileriyle babalarının ilgilenmediğini, yurtta büyüyüp meslek sahibi olduklarını savunsalar da bu durum doğrudan nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Bu doğrultuda ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alındığında F. ve Ş.’nin babaları Mustafa S.’nin aylık 9 bin 230 lira olan huzurevi ücretini yardım nafakası olarak ödemesine hükmedilmiştir.”
‘O BİZİ TERK ETTİ’
Kız kardeşler F. ve Ş. ise “Babalık sadece kâğıt üzerinde olmuyor, bizi çocukken terk etti” diyerek mahkemenin kararına karşı itirazda bulundu. Kızlardan F., mahkemeye verdiği savunmasında “Babam, beni ve ablamı küçük yaşta Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakarak terk etti. Hiçbir gün arayıp sormadı. Yaşıyor muyuz, yaşamıyor muyuz diye merak etmedi. Özel günlerimizde gelmedi, bir kez olsun telefonla bile aramadı. Yetiştirme yurdunda büyüdük.
NE SEVGİ NE ŞEFKAT GÖRDÜK
Baba sevgisi, baba şefkatini görmedik. Şimdi baba olarak çocuklarına karşı almadığı sorumluluğu bize yüklüyorlar” dedi. Kızlardan Ş. ise “Babam ile bizim kusurumuz olmaksızın aile bağlarımız ortadan kalktı. Kendisi bu bağı kopardı. Sorumluluklarını yerine getirmeyerek çocuk yaşta bizi terk etti. Babam için bizden yardım nafakası alınması hakkaniyete ve hukuka aykırıdır. Vicdanen de kabul edilecek bir durum değil” ifadelerini kullandı. Kardeşler, şimdi kararı bir üst mahkemeye taşımaya hazırlanıyor.
YARDIM NAFAKASI NEDİR
Yardım nafakası, yakın hısımlar (soydan gelen bağ) arasında ekonomik olarak güçsüz durumda olan kişilere, maddi durumu daha iyi olan kişiler tarafından yapılan düzenli ödemelerdir. Bu nafaka türü, Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesi kapsamında düzenlenmiştir ve aile içi dayanışma ilkesine dayanır. Hısımlık, ortak soydan gelen kişiler arasındaki bağdır. Anne, baba, çocuklar 1. dereceden, kardeşler 2 dereceden, amca, dayı, hala 3. dereceden kan hısmı sayılır.
patronlardunyasi.com